Hititler kimdir? Hititler, MÖ 17. yüzyıl civarından MÖ 1200'lerin başına kadar Orta Anadolu'da, başkentleri Hattuşa'dan yönetilen güçlü bir krallık kuran Hint-Avrupa dilli bir halktır. Mısır ve Babil ile aynı ligde yer alan bu Tunç Çağı devleti, Kadeş Antlaşması ve on binlerce çivi yazılı tableti içeren arşivleriyle tanınır. Bu yazıda Hititlerin kökenini, Hattuşa'yı, Kadeş Savaşı'nı ve Antlaşması'nı, "bin tanrılı" dinlerini ve yıkılışlarını ele alıyoruz.
Köken, Dil ve Hattiler
Hititler Anadolu'ya gelmeden önce Orta Anadolu'da Hatti adı verilen yerli bir halk yaşıyordu. Hititler bu halkın ülke adını, birçok tanrısını ve geleneğini benimsedi. Kendi dillerine ise Kaniş (Neşa) şehrinin adından türeyen "Neşili" diyorlardı. Hititçe, yazılı belgeleri günümüze ulaşan en eski Hint-Avrupa dilidir. MÖ 20.–18. yüzyıllarda Kaniş'te (Kültepe) faaliyet gösteren Asurlu tüccar kolonileri, Anadolu'ya yazıyı getiren ve Hitit öncesi döneme ışık tutan önemli bir kaynak olmuştur.
Hattuşa: Kayalıklar Üzerindeki Başkent
Hattuşa, bugünkü Çorum'un Boğazkale ilçesinde yer alır. Anitta Metni'ne göre Kuşşara kralı Anitta şehri yıkıp üzerine lanet okumuştu; ancak yaklaşık bir asır sonra adını da bu şehirden aldığı düşünülen I. Hattuşili başkenti buraya taşıdı. Şehrin öne çıkan yapıları şunlardır:
- Surlar ve kapılar: Aslanlı Kapı, Kral Kapısı ve Sfenksli Kapı ile kilometrelerce uzanan sur sistemi.
- Yerkapı: Surların altından geçen, yaklaşık 70 metrelik taş tonel.
- Büyük Tapınak: Aşağı Şehir'deki, depo odalarıyla çevrili dinî ve ekonomik merkez.
- Yazılıkaya: Şehrin hemen yakınında, tanrı ve tanrıça alaylarının kayaya işlendiği açık hava tapınağı.
Krallığın Yükselişi ve Önemli Hükümdarlar
I. Murşili, MÖ 1595 civarında Babil'e kadar ilerleyerek şehri yağmaladı; ancak dönüşte öldürüldü ve krallık uzun bir taht kavgası dönemine girdi. Telipinu'nun yayımladığı ferman, veraset kurallarını düzenleyerek bu karmaşaya son vermeyi amaçladı. İmparatorluk çağında Hititler Suriye'yi denetim altına alarak Mısır'la doğrudan rakip oldu.
- I. Hattuşili: Hattuşa'yı başkent yapan hükümdar.
- I. Şuppiluliuma: MÖ 14. yüzyılda Mitanni'yi yenerek Hitit gücünü Suriye'de zirveye taşıdı.
- II. Muvatalli: Kadeş Savaşı'nda Hitit ordusunu yönetti.
- III. Hattuşili ve Kraliçe Puduhepa: Mısır'la barışı imzaladı; Puduhepa Mısır sarayıyla doğrudan yazışmalar yürüttü.
- II. Şuppiluliuma: Adı bilinen son Hitit büyük kralı.
Kadeş Savaşı (MÖ 1274)
Savaş, bugünkü Suriye'de Asi (Orontes) Nehri kıyısındaki Kadeş şehri yakınlarında, II. Muvatalli ile Mısır firavunu II. Ramses arasında yapıldı. Mısır kaynaklarına göre Hititler, yanıltıcı bilgi veren casuslarla Ramses'i tuzağa düşürdü ve Mısır ordusu ağır bir baskına uğradı; Ramses'in direnişi ve takviye birliklerin gelişiyle bozgun önlendi. Mısır kayıtları Hitit tarafında binlerce savaş arabasından söz eder; bu rakamların abartılı olabileceği düşünülür.
Ramses, savaşı Ebu Simbel ve Karnak gibi tapınakların duvarlarında büyük bir zafer olarak anlattırdı. Ancak Kadeş Hitit denetiminde kaldı; tarihçilerin çoğu sonucu kesin bir galibi olmayan bir denge olarak değerlendirir.
Kadeş Antlaşması
Savaştan yaklaşık on beş yıl sonra, MÖ 1259 civarında, III. Hattuşili ile II. Ramses kalıcı bir barış antlaşması imzaladı. Mısır nüshası hiyeroglifle tapınak duvarlarına kazındı; Hitit nüshası ise dönemin diplomasi dili Akadca ile kil tabletlere yazılmış olarak Hattuşa'da bulundu. Antlaşmanın temel maddeleri şunlardır:
- Taraflar birbirine saldırmayacaktır.
- Üçüncü bir güç saldırırsa taraflar birbirine yardım edecektir.
- Kaçaklar iade edilecek ve iade edilenler cezalandırılmayacaktır.
- Taraflar birbirinin meşru tahtını destekleyecektir.
Bin Tanrılı Halk: Hitit Dini
Hititler, fethettikleri ve ilişki kurdukları halkların tanrılarını yok saymak yerine kendi panteonlarına kattılar. Hatti, Hurri, Luvi ve Mezopotamya kökenli tanrılar bir arada tapınım görüyordu. Antlaşmalarda tanık olarak çağrılan "Hatti ülkesinin bin tanrısı" ifadesi, bu zengin inanç dünyasını yansıtır. Panteonun başında Fırtına Tanrısı ile Arinna Güneş Tanrıçası yer alırdı; Hurri etkisiyle Teşup ve Hepat adları da öne çıktı.
Çivi Yazılı Arşivler ve Hitit Hukuku
Hattuşa'da 1906'dan itibaren yapılan kazılarda on binlerce tablet ve tablet parçası ortaya çıkarıldı. Metinlerde Hititçenin yanı sıra Akadca, Sümerce, Hattice, Hurrice ve Luvice gibi dillere rastlanır. Çek dilbilimci Bedřich Hrozný 1915'te Hititçeyi çözerek bir Hint-Avrupa dili olduğunu gösterdi. Boğazköy tabletleri 2001'de UNESCO Dünya Belleği Kaydı'na alındı. Yaklaşık iki yüz maddelik Hitit kanunlarında, birçok suç için ölüm yerine tazminat cezası öngörülmesi dikkat çeker.
Yıkılış ve Geç Hitit Beylikleri
Hitit Krallığı, MÖ 1200 civarında Doğu Akdeniz'i saran Geç Tunç Çağı çöküşü sırasında dağıldı. Kuraklık ve kıtlık (Hititlerin Mısır'dan tahıl istediğini gösteren belgeler vardır), Deniz Kavimleri'nin kıyılardaki saldırıları, kuzeydeki Kaskalar ve iç taht çekişmeleri birlikte etkili oldu. Kazılar, Hattuşa'nın büyük ölçüde boşaltıldıktan sonra yandığını düşündürmektedir. Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye'de Kargamış ve Melid (Malatya) gibi Geç Hitit beylikleri birkaç yüzyıl daha yaşadı; bunlar MÖ 8. yüzyılda Asur'a katıldı.
Kısa Kronoloji
Tarihler orta kronolojiye göre yaklaşıktır:
- MÖ 1650 – I. Hattuşili'nin Hattuşa'yı başkent yapması
- MÖ 1595 – I. Murşili'nin Babil'i yağmalaması
- MÖ 14. yüzyıl – I. Şuppiluliuma dönemi
- MÖ 1274 – Kadeş Savaşı
- MÖ 1259 – Kadeş Antlaşması
- MÖ 1200 – Krallığın çöküşü
- 1906 – Hattuşa'da sistemli kazıların başlaması
- 1915 – Hititçenin çözülmesi
Az Bilinen Ayrıntılar
- Hititler kendilerine "Hitit" demiyordu; bu ad modern bilimde Tevrat'taki kullanımdan hareketle yaygınlaştı.
- Hurri kökenli Kumarbi mitindeki tanrılar arası iktidar mücadelesi, Hesiodos'un Theogonia'sındaki anlatıya benzerliğiyle bilinir.
- Hitit hükümdarları anıtlarda çivi yazısının yanında Luvi hiyeroglifini de kullandı.
- Hattuşa Sfenksli Kapı'nın Almanya'ya götürülen sfenkslerinden biri 2011'de Türkiye'ye iade edildi.
Sık Yapılan Yanlışlar
- "Kadeş Antlaşması tarihteki ilk antlaşmadır." Daha eski antlaşmalar bilinmektedir; Kadeş, her iki tarafın nüshası da günümüze ulaşan en eski barış antlaşmasıdır.
- "Kadeş Savaşı'nı Mısır kazandı." Mısır kayıtları zafer anlatsa da sonuç belirsizdir ve Kadeş Hititlerde kalmıştır.
- "Hititler Anadolu'nun ilk halkıdır." Onlardan önce Hattiler ve binlerce yıl öncesine uzanan Neolitik topluluklar vardı.
Sonuç
Hititler, Anadolu'yu Tunç Çağı'nın büyük güçleri arasına taşıyan, diplomasisi ve arşiviyle öne çıkan bir medeniyettir. Farklı halkların tanrılarını ve kültürlerini kucaklayan yapıları, Anadolu'nun çok katmanlı kimliğinin erken bir örneğidir. Kadeş Antlaşması ise savaştan barışa geçişin yazılı belgesi olarak bugün de uluslararası ilişkiler tarihinin simgelerinden biridir.
İlgili Konular
- Çatalhöyük: Neolitik Çağın Ünlü Yerleşimi, Damdan Girilen Evleri ve Duvar Resimleri
- Antik Mısır ve Piramitler: Firavunlar, Giza Piramitleri ve Hiyeroglifin Çözülmesi
- Truva (Troya) Antik Kenti: Dokuz Katman, Schliemann Kazıları, Homeros ve Truva Atı
- Göbeklitepe Nedir? Tarihin Sıfır Noktası Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey
Kadeş Antlaşması'nı sizce Hititler mi yoksa Mısırlılar mı daha çok istiyordu? Görüşlerinizi aşağıda paylaşın.