Tema düzenleyici

İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye: Tarafsızlık Politikası, Adana Görüşmesi ve Varlık Vergisi

Katıldı
25 Tem 2026
Mesajlar
8,674
Tepki puanı
1
Puan
38
İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye: Tarafsızlık Politikası, Adana Görüşmesi ve Varlık Vergisi

İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye ne yaptı? Türkiye, 1939–1945 yılları arasında süren İkinci Dünya Savaşı boyunca Cumhurbaşkanı İsmet İnönü yönetiminde fiilen savaşa girmeyen, iki blok arasında denge gözeten bir tarafsızlık politikası izledi. Savaşın son aylarında, 23 Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti ve Birleşmiş Milletler'in kurucu üyeleri arasında yer aldı. Bu yazıda savaşın seyrini, Türkiye'nin dış politikasını, Adana ve Kahire görüşmelerini, krom ticaretini ve savaş ekonomisini ele alıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı'nın Kısa Seyri
Savaş, 1 Eylül 1939'da Almanya'nın Polonya'ya saldırması ve 3 Eylül'de İngiltere ile Fransa'nın Almanya'ya savaş ilan etmesiyle başladı. Almanya Haziran 1940'ta Fransa'yı yenilgiye uğrattı, 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne saldırdı. 7 Aralık 1941'deki Pearl Harbor baskınıyla ABD de savaşa girdi. Stalingrad Muharebesi (1942–1943) savaşın dönüm noktalarından biri oldu. 6 Haziran 1944 Normandiya çıkarmasının ardından Almanya Mayıs 1945'te teslim oldu. Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atılan Japonya'nın 2 Eylül 1945'te teslim belgesini imzalamasıyla savaş sona erdi. Kayıp tahminleri genellikle 60 milyonun üzerindedir.

Savaş Öncesinde Türkiye'nin Konumu
Atatürk'ün 10 Kasım 1938'deki ölümünün ardından İnönü cumhurbaşkanı seçildi. Türkiye, 1936 Montrö Sözleşmesi ile Boğazlarda egemenliğini güçlendirmiş, 1939 yazında Hatay'ı topraklarına katmıştı. Savaş başladıktan kısa süre sonra, 19 Ekim 1939'da İngiltere ve Fransa ile Ankara'da bir karşılıklı yardım antlaşması imzalandı. Antlaşmaya eklenen bir protokol, Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile savaşa sürüklenecek bir yükümlülük üstlenmeyeceğini güvence altına alıyordu.

Tarafsızlık Politikası ve İnönü'nün Yaklaşımı
İnönü hükümetlerinin temel amacı, ülkeyi yeni bir savaştan uzak tutmaktı. Fransa'nın yenilgisi ve İtalya'nın Haziran 1940'ta savaşa girmesi üzerine Türkiye, müttefikleriyle bağını koparmadan "savaş dışı" kalmayı tercih etti. 1941 baharında Almanya Balkanları ele geçirip Türkiye sınırına dayanınca Ankara, 18 Haziran 1941'de Almanya ile bir dostluk ve saldırmazlık antlaşması imzaladı; dört gün sonra Almanya Sovyetler Birliği'ne saldırdı.
  • Ordu seferber edildi; asker sayısı kaynaklara göre bir milyonun üzerine çıktı.
  • Sovyetler Birliği'nin savaş sonrasında Boğazlar üzerinde talepte bulunabileceği kaygısı politikayı sürekli etkiledi.
  • Ankara, savaşa girmeyi yeterli silah teslimatına bağlayarak zaman kazanmaya çalıştı.

Adana Görüşmesi (30–31 Ocak 1943)
İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Kazablanka Konferansı'nın ardından Türkiye'ye geldi ve 30–31 Ocak 1943'te Adana yakınlarındaki Yenice istasyonunda, tren vagonunda İnönü ile görüştü. Churchill, Türkiye'nin Müttefikler safında savaşa girmesini istiyor, buna karşılık silah ve malzeme yardımı vaat ediyordu. Türk heyeti ise ordunun modern silahlardan yoksun olduğunu ve Sovyet tutumu konusunda güvence gerektiğini vurguladı. Görüşme sonunda Türkiye'ye askerî yardım yapılması kararlaştırıldı, ancak Türkiye savaşa girme taahhüdünde bulunmadı.

Kahire Konferansı (Aralık 1943)
Tahran Konferansı'nın ardından 4–6 Aralık 1943'te Kahire'de İnönü, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ve Churchill ile bir araya geldi. Müttefikler, Türkiye'nin savaşa girmesini ve hava üslerini kullanıma açmasını istedi. Türkiye prensipte olumlu yaklaştı, ancak bunu kapsamlı silah teslimatına ve uygun zamana bağladı. Sonraki askerî görüşmelerde anlaşma sağlanamayınca İngiltere 1944 başında silah yardımını askıya aldı.

Krom Ticareti ve Ekonomik Diplomasi
Türkiye, dayanıklı çelik üretimi için kritik olan kromun önemli üreticilerinden biriydi ve bu maden önemli bir pazarlık unsuruna dönüştü.
  • Savaşın başında krom satışı İngiltere ve Fransa ile yapılan anlaşmalara bağlandı.
  • Ekim 1941'de Almanya ile yapılan ticaret anlaşması, belirli bir tarihten sonra Almanya'ya krom satışını öngörüyordu.
  • Müttefiklerin yoğun baskısı üzerine Türkiye, Nisan 1944'te Almanya'ya krom ihracatını durdurdu.
  • 2 Ağustos 1944'te Almanya ile diplomatik ilişkiler kesildi, Ocak 1945'te Japonya ile de ilişkiler koparıldı.

Savaş Ekonomisi ve Varlık Vergisi (1942)
Seferberlik ve üretimin düşmesi ağır bir enflasyon ve karaborsa yarattı; 1940'ta Millî Korunma Kanunu çıkarıldı, 1942'de büyük şehirlerde ekmek karneye bağlandı. Şükrü Saracoğlu hükümeti döneminde, 11 Kasım 1942'de kabul edilen Varlık Vergisi Kanunu, servet ve kazanç sahiplerinden bir defaya mahsus olağanüstü bir vergi alınmasını öngördü. Hükümetin gerekçesi enflasyon ve vurgunculukla mücadele ile savunma giderleriydi. Tutarları, kararlarına itiraz edilemeyen komisyonlar belirledi.

Kanun metninde din ya da köken ayrımı yer almasa da uygulamada mükellefler Müslüman, gayrimüslim ve yabancı gibi gruplara ayrıldı ve gayrimüslimlere çoğu zaman katbekat yüksek tutarlar biçildi. Borcunu ödeyemeyenlerin malları satıldı, bir kısmı Aşkale gibi yerlerde çalışma yükümlülüğüne gönderildi. Tarihçilerin büyük bölümü uygulamayı ayrımcı bulur ve ekonomide azınlıkların payını azalttığını belirtir; savunucuları ise olağanüstü savaş koşullarını öne çıkarmıştır. Kanun 15 Mart 1944'te kaldırıldı ve ödenmemiş borçlar silindi.

Savaş İlanı ve Birleşmiş Milletler Üyeliği
Şubat 1945'teki Yalta Konferansı'nda, 1 Mart 1945'e kadar Mihver Devletleri'ne savaş ilan eden ülkelerin San Francisco'da toplanacak kuruluş konferansına çağrılması kararlaştırıldı. TBMM, 23 Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan edilmesine karar verdi; bu ilan sembolik nitelikteydi ve Türk birlikleri çatışmaya girmedi. Türkiye, 26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzalayan 51 kurucu üyeden biri oldu. Sovyetler Birliği'nin Mart 1945'te 1925 tarihli antlaşmayı yenilemeyeceğini bildirmesi ve Boğazlarla ilgili talepleri ise Türkiye'yi Batı'ya yöneltti.

Az Bilinen Ayrıntılar
  • Montrö Sözleşmesi gereği Türkiye, tarafsız kaldığı sürece savaşan devletlerin savaş gemilerinin Boğazlardan geçişine izin vermedi.
  • Ankara'daki İngiliz büyükelçisinin uşağı Elyesa Bazna, 1943–1944'te elçilik belgelerinin fotoğraflarını "Çiçero" kod adıyla Almanlara sattı.
  • Haziran 1944'te Alman gemilerinin Boğazlardan geçişine yönelik İngiliz itirazlarının ardından Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu istifa etti.
  • Varlık Vergisi döneminde İstanbul Defterdarı olan Faik Ökte, uygulamayı eleştiren hatıralarını sonradan kitap olarak yayımladı.

Sık Yapılan Yanlışlar
  • Türkiye'nin savaşa hiç girmediği söylenir; oysa Şubat 1945'te resmen savaş ilan etmiştir, yalnızca fiilî çatışmaya katılmamıştır.
  • 1941 Türk-Alman Antlaşması bir ittifak değil, saldırmazlık antlaşmasıdır; Türkiye'nin İngiltere ile ittifakı yürürlükte kalmıştır.
  • Varlık Vergisi kanun metninde açık bir din ayrımı içermez; ayrımcı nitelik, komisyonların uyguladığı değerlendirmelerden doğmuştur.
  • Türkiye BM'ye sonradan katılmış değildir; Antlaşma'yı ilk imzalayan kurucu üyelerdendir.

Kısa Kronoloji
  • 1 Eylül 1939 – Almanya'nın Polonya'ya saldırısı
  • 19 Ekim 1939 – Türk-İngiliz-Fransız Antlaşması
  • 18 Haziran 1941 – Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması
  • 11 Kasım 1942 – Varlık Vergisi Kanunu
  • 30–31 Ocak 1943 – Adana Görüşmesi
  • 4–6 Aralık 1943 – Kahire Konferansı
  • 23 Şubat 1945 – Almanya ve Japonya'ya savaş ilanı
  • 26 Haziran 1945 – BM Antlaşması'nın imzalanması

Sonuç
Türkiye savaşı askerî bir yıkım yaşamadan atlattı; ancak seferberlik, enflasyon ve kıtlık derin izler bıraktı, Varlık Vergisi ise bugün de tartışılıyor. Savaş sonrasında belirginleşen Sovyet baskısı, Türkiye'yi Truman Doktrini, Marshall Planı ve 1952'deki NATO üyeliği ile Batı bloğuna bağladı. Bu dönemin dengeci diplomasisi, Türk dış politikasının sonraki on yıllarını da şekillendirdi.

İlgili Konular
Diğer dönemler için Tarih bölümüne, kültür ve bilim konuları için Genel Kültür bölümüne göz atabilirsiniz. Aklınıza takılanları Sizden Gelen Sorular bölümünde sorabilirsiniz.

İkinci Dünya Savaşı'ndaki tarafsızlık politikası sizce Türkiye için doğru bir tercih miydi? Görüşlerinizi aşağıda paylaşın.

Kapak görseli: U.S. Army Signal Corps · Public domain · Bağlantıyı görmek için Kayıt OlveyaGiriş yap​
 

Konuyu şu anda görüntüleyenler

Şu anda görüntüleyen üye yok
Geri
Üst