Lenfödem, lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucunda vücudun belirli bölgelerinde şişlik oluşmasıyla ortaya çıkan uzun süreli bir dolaşım sistemi rahatsızlığıdır. En sık kol ve bacaklarda görülür. Ancak yüz, boyun, göğüs ve karın bölgesini de etkileyebilir.Lenf sistemi, vücuttaki fazla sıvının toplanmasına, bağışıklık sisteminin çalışmasına ve bazı atık maddelerin taşınmasına yardımcı olur. Bu sistemdeki damarlar veya lenf düğümleri görevini yeterince yerine getiremediğinde sıvı dokularda birikebilir. Bunun sonucunda etkilenen bölgede şişlik, ağırlık ve hareket kısıtlılığı meydana gelebilir.
Lenfödem bulaşıcı değildir. Genellikle uzun süreli takip gerektirir ancak uygun tedaviyle belirtileri kontrol altına alınabilir.
Lenfödem Neden Oluşur?
Lenfödem, lenf sisteminin doğuştan gelen bir yapısal farklılık nedeniyle yeterince gelişmemesi veya sonradan hasar görmesi sonucunda ortaya çıkabilir.
Hastalığın iki temel türü vardır:
- Primer lenfödem: Lenf damarlarının veya lenf düğümlerinin doğuştan gelen gelişim farklılıkları nedeniyle oluşur. Belirtiler çocuklukta, gençlikte veya daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilir.
- Sekonder lenfödem: Daha önce normal çalışan lenf sisteminin hastalık, ameliyat, enfeksiyon veya başka bir nedenle zarar görmesi sonucunda gelişir.
Sekonder lenfödemin en önemli nedenlerinden biri kanser tedavisinde lenf düğümlerinin çıkarılması veya radyoterapi uygulanmasıdır. Özellikle meme kanseri tedavisi sonrasında kollarda lenfödem gelişebilir.
Diğer risk faktörleri arasında ciddi yaralanmalar, bazı enfeksiyonlar ve lenf damarlarını etkileyen hastalıklar bulunur.
Belirtileri Nelerdir?
Lenfödemin en belirgin belirtisi, etkilenen bölgede meydana gelen şişliktir. Hastalık başlangıçta hafif olabilir ve gün içinde artıp dinlenmeyle azalabilir. Zamanla şişlik kalıcı hâle gelebilir.
Sık görülen belirtiler şunlardır:
- Kol veya bacakta belirgin şişlik
- Etkilenen bölgede ağırlık ve dolgunluk hissi
- Ciltte gerginlik
- Hareket etmede zorlanma
- Takı, saat veya kıyafetlerin dar gelmesi
- Ciltte kalınlaşma ve sertleşme
- Etkilenen bölgede tekrarlayan enfeksiyonlar
İleri dönemlerde cilt dokusunda belirgin değişiklikler meydana gelebilir. Lenfödem bulunan bölgelerde enfeksiyon riski de artabilir.
Ani başlayan kızarıklık, sıcaklık artışı, ağrı ve ateş enfeksiyon belirtisi olabilir. Böyle bir durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Tedavi ve Korunma Yöntemleri
Lenfödem tanısı için doktor öncelikle hastanın sağlık geçmişini ve şişlik bulunan bölgeyi değerlendirir. Gerekli durumlarda ultrason, lenf sistemi görüntülemeleri veya başka incelemeler yapılabilir. Böylece şişliğin lenfödemden mi yoksa başka bir dolaşım probleminden mi kaynaklandığı araştırılır.
Lenfödemin tamamen ortadan kaldırılması her zaman mümkün değildir. Ancak erken dönemde başlanan tedaviyle şişlik azaltılabilir ve hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir.
Tedavide kullanılan yöntemler şunlardır:
- Kompresyon uygulamaları: Özel bandajlar veya basınç sağlayan giysiler kullanılarak sıvı birikiminin azaltılması hedeflenir.
- Manuel lenf drenajı: Eğitimli uzmanlar tarafından uygulanan özel masaj teknikleriyle lenf sıvısının hareketi desteklenir.
- Egzersiz: Kişiye uygun hareketler kasların çalışmasını sağlayarak lenf dolaşımına yardımcı olabilir.
- Cilt bakımı: Cildin temiz ve nemli tutulması, çatlakların ve enfeksiyonların önlenmesi açısından önemlidir.
- Pnömatik kompresyon: Bazı hastalarda özel cihazlarla kontrollü basınç uygulanabilir.
Lenfödem bulunan kişilerin cilt yaralanmalarından ve enfeksiyonlardan korunması önemlidir. Uzun süre hareketsiz kalmamak ve doktorun önerdiği egzersizleri yapmak tedaviyi destekleyebilir.
Özellikle ameliyat veya kanser tedavisi sonrasında gelişen kol ya da bacak şişlikleri ihmal edilmemelidir. Erken tanı, uygun takip ve düzenli tedavi sayesinde lenfödemin günlük yaşam üzerindeki etkileri azaltılabilir.