Katarakt, gözün içinde bulunan ve görüntünün netleşmesini sağlayan doğal merceğin zamanla saydamlığını kaybetmesidir. Normalde ışığın gözün arka bölümündeki retinaya ulaşmasını sağlayan mercek, katarakt geliştiğinde bulanıklaşır. Bunun sonucunda kişi çevresindeki nesneleri sisli veya puslu görebilir.Katarakt en sık yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak yalnızca ileri yaşlarda görülmez. Doğuştan gelen bazı durumlar, göz yaralanmaları, belirli hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da katarakt gelişimine neden olabilir.
Hastalık genellikle yavaş ilerler. Başlangıçta görme değişiklikleri hafif olabilir ancak zamanla günlük işleri zorlaştıracak seviyeye ulaşabilir.
Belirtileri
Kataraktın belirtileri, mercekteki bulanıklığın derecesine göre değişir. İlk dönemlerde kişi yalnızca ışık altında veya gece araç kullanırken görme farklılıkları yaşayabilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Bulanık görme: Görüntüler netliğini kaybeder ve sisli bir ortamdan bakılıyormuş gibi hissedilebilir.
- Işığa hassasiyet: Güneş ışığı veya araç farları rahatsız edici hâle gelebilir.
- Gece görüşünde azalma: Özellikle karanlık ortamlarda görme güçlüğü yaşanabilir.
- Renklerde soluklaşma: Renkler eskisi kadar canlı görünmeyebilir.
- Çift görme: Bazı kişilerde tek gözle bakarken çift veya gölgeli görüntü oluşabilir.
- Gözlük numarasının sık değişmesi: Görme kusurunda zaman içinde değişiklikler yaşanabilir.
Katarakt genellikle ağrı veya belirgin kızarıklık oluşturmaz. Ani görme kaybı ya da şiddetli göz ağrısı ise farklı ve acil değerlendirilmesi gereken sorunların belirtisi olabilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Kataraktın en yaygın nedeni yaşlanma sürecidir. Yaş ilerledikçe göz merceğinin yapısında değişiklikler meydana gelir ve merceğin saydamlığı azalabilir.
Katarakt gelişme riskini artırabilen başlıca faktörler şunlardır:
- İleri yaş: Göz merceğindeki doğal değişimler nedeniyle risk artar.
- Diyabet: Kan şekeri dengesinin uzun süre bozulması göz merceğini etkileyebilir.
- Güneş ışığı: Ultraviyole ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmak riskle ilişkilidir.
- Sigara kullanımı: Göz merceğinde zararlı değişikliklere katkıda bulunabilir.
- Göz yaralanmaları: Travmalar sonrasında katarakt gelişebilir.
- Kortizon kullanımı: Uzun süreli veya yüksek doz kortizon tedavisi bazı kişilerde riski artırabilir.
- Genetik yatkınlık: Aile geçmişi ve doğuştan gelen bazı durumlar etkili olabilir.
Kataraktın oluşmasını her zaman önlemek mümkün değildir. Ancak göz sağlığını korumaya yönelik alışkanlıklar ve düzenli muayeneler önem taşır.
Tanı ve Tedavi
Katarakt tanısı göz hastalıkları uzmanının yaptığı muayeneyle konulur. Görme keskinliği ölçümü, göz merceğinin incelenmesi ve göz içi yapıların değerlendirilmesi tanı sürecinde kullanılır.
Kataraktın başlangıç aşamasında olması durumunda gözlük numarasının güncellenmesi, daha iyi aydınlatma kullanılması ve günlük işlerin buna göre düzenlenmesi geçici olarak yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemler mercekteki bulanıklığı ortadan kaldırmaz.
Görme kaybı kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemeye başladığında cerrahi tedavi değerlendirilir. Katarakt ameliyatında bulanıklaşmış doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi merceği yerleştirilir.
Ameliyatın zamanı ve kullanılacak merceğin özellikleri kişinin göz yapısına, görme ihtiyaçlarına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. İşlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir.
Katarakt, uygun tedaviyle görme kalitesinin yeniden artırılabildiği yaygın göz hastalıklarından biridir. Görmede giderek artan bulanıklık yaşayan kişilerin göz muayenesini ertelememesi erken değerlendirme açısından önemlidir.