Sabah uyandığınızda belinizde sertlik hissediyor, biraz hareket ettikten sonra rahatlıyor ancak uzun süre oturduğunuzda yeniden ağrı yaşamaya başlıyorsanız bunun nedeni yalnızca yorgunluk olmayabilir. Özellikle genç yaşlarda başlayan ve zamanla omurgayı etkileyebilen Ankilozan Spondilit, çoğu zaman sıradan bel ağrısıyla karıştırılabilen romatizmal bir hastalıktır.Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği arasındaki sakroiliak eklemleri etkileyen kronik iltihaplı bir romatizma türüdür. Hastalıkta bağışıklık sisteminin rol oynadığı iltihabi süreçler eklem ve çevresindeki dokularda değişikliklere neden olabilir. Bazı kişilerde zamanla omurgadaki hareketlilik azalabilir.
Bel Ağrısının Farklı Bir Nedeni Olabilir
Ankilozan spondilitin en dikkat çekici özelliklerinden biri, ağrının genellikle genç yaşlarda başlamasıdır. Çoğunlukla 40 yaşından önce ortaya çıkar ve belirtiler yavaş yavaş gelişebilir.
Bu hastalıkta görülen bel ağrısı, mekanik bel ağrısından bazı yönleriyle ayrılır. Örneğin uzun süre dinlenmek ağrıyı azaltmak yerine artırabilir. Sabahları hissedilen tutukluk ise hareket ettikçe hafifleyebilir.
Ağrı bazen kalça bölgesinde hissedilir ve sağ veya sol tarafa geçebilir. Her hastada belirtiler aynı şekilde görülmediği için yalnızca ağrının yerine bakarak tanı koymak mümkün değildir.
Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
Ankilozan spondilit başlangıçta hafif şikâyetlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle bazı kişiler uzun süre yaşadıkları belirtilerin nedenini fark etmeyebilir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Özellikle sabahları belirginleşen bel ve sırt sertliği
- Dinlenmeyle azalmayan, hareketle hafifleyebilen ağrı
- Kalça ve leğen kemiği çevresinde ağrı
- Gece uykudan uyandırabilen bel ağrısı
- Göğüs kafesinde hareket kısıtlılığı veya ağrı
- Boyun ve omurga hareketlerinde zamanla azalma
- Sürekli yorgunluk hissi
Bazı kişilerde gözün orta tabakasının iltihaplanması olan üveit de görülebilir. Gözde kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet veya bulanık görme gelişirse gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.
Neden Oluşur, Kimlerde Görülür?
Ankilozan spondilitin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık hastalığın gelişiminde önemli bir rol oynar. Özellikle HLA-B27 adı verilen genetik belirteç ile hastalık arasında güçlü bir ilişki vardır.
Ancak HLA-B27 taşıyan herkesin ankilozan spondilit geliştirmediğini bilmek önemlidir. Aynı şekilde bu belirtecin bulunmaması da hastalığı kesin olarak dışlamaz.
Hastalık genellikle genç erişkinlik döneminde başlar. Ailede ankilozan spondilit veya benzer romatizmal hastalık öyküsü bulunması riski artırabilir. Tanı için kişinin şikâyetleri, fizik muayenesi, kan testleri ve gerektiğinde MR veya röntgen görüntülemeleri birlikte değerlendirilir.
Tedavisi Var mı, Yaşam Nasıl Etkilenir?
Ankilozan spondilit kronik bir hastalıktır ancak uygun tedaviyle belirtiler kontrol altına alınabilir ve günlük yaşam kalitesi korunabilir. Tedavinin temel amaçları ağrıyı azaltmak, eklem hareketlerini korumak ve hastalığın ilerlemesini mümkün olduğunca önlemektir.
Doktor tarafından uygun görülen iltihap giderici ilaçlar, bazı hastalarda biyolojik tedaviler ve düzenli fizik tedavi uygulamaları kullanılabilir. Omurganın hareketliliğini korumak için kişiye uygun egzersizler de önem taşır.
Düzenli yürüyüş, yüzme ve uzman tarafından önerilen esneme çalışmaları hareket kabiliyetinin korunmasına yardımcı olabilir. Ancak egzersiz programı kişinin hastalık durumuna göre belirlenmelidir.
Ankilozan spondilit erken fark edildiğinde tedavi süreci daha iyi yönetilebilir. Uzun süren bel ağrısını yalnızca duruş bozukluğuna veya yorgunluğa bağlamak yerine, özellikle sabah tutukluğu ve hareketle rahatlama gibi belirtiler varsa romatoloji uzmanından değerlendirme almak önemlidir.